Supernatural Anthems

Haziran 4, 2026

Xtreem Music

Death Metal

10/07

Inline image

Revolting, İsveç death metal’ine bağlılığını nostaljiden çok sabit bir “çürüme estetiği” olarak sürdürüyor. Supernatural Anthems, HM-2 karakterli gitar tonunun etrafında şekilleniyor; cızırtılı distortion, doğrudan rifflere ve sade ama işlevsel hook’lara zemin hazırlıyor. Albüm genel olarak orta tempo ağırlıklı bir stomp hissine yaslanıyor ve hız patlamalarını bile groove odağında kontrollü kullanıyor. Vokaller guttural ve miks içinde geri planda tutulmuş, bu da lirik netlikten ziyade yoğun ve klostrofobik bir korku atmosferi yaratıyor. Ritm bölümü ağır ve kilitli bir akışla ilerliyor; bu durum albüme bütünlük kazandırırken dinamik çeşitliliği sınırlıyor. Grup istikrarlı bir çizgi yakalasa da yerleşik tür kalıplarının dışına pek çıkmıyor. Teknik olarak sağlam ve tutarlı bir çalışma olsa da bilinçli biçimde risk almayan, sürprizden çok güvenilirliği tercih eden bir albüm.

BalashToth

Equation II - The Antithesis of Life and Free Will

Haziran 12, 2026

Not-Even-Music, Metal Ör Die

Records, Pest Records

Melodic Death Metal

10/6.5

Inline image

BalashToth’un Equation II albümü, melodik death metal temelini disiplinli bir şekilde sürdürüyor ancak bu disiplin çoğu zaman yapısal bir katılığa dönüşüyor. 90’lar İsveç ekolüne yaslanan riff dili, yüksek tempolu patlamalar ile orta tempo groove pasajlar arasında gidip geliyor; fakat bu geçişler çoğu zaman içgüdüsel değil, şematik bir kurgu hissi veriyor. “+Fear + Despair” gibi parçalar hız unsurunu öne çıkarırken, “Self = Dark Side” daha klasik HM-2 karakterli riff yapısıyla daha oturaklı anlar yaratıyor.

Prodüksiyon oldukça temiz ve katmanları net ayrılmış bir yapıda; bu da projenin mixing odaklı arka planını yansıtıyor. Ancak gitar netliği yüksek olsa da Carcass veya Dismember benzeri organik kir eksikliği, sesi daha çok teknik bir doğruluk seviyesinde tutuyor, vahşilik hissini sınırlıyor. Vokaller sert ve tutarlı, fakat duygusal çeşitlilik açısından dar bir alanda kalıyor; “÷ Misunderstanding” üzerindeki konuk performans ise albümdeki tek belirgin ton değişimini sağlıyor.

Kavramsal “denklem” yapısı albüme bir bütünlük kazandırsa da zaman zaman besteleri öngörülebilir bir simetriye sıkıştırıyor. Viola ağırlıklı kısa ara bölüm atmosferi genişletse de aynı anda albümün stil çeşitliliğinin sınırlı olduğunu da görünür kılıyor. At the Gates ve The Haunted etkileri belirgin olsa da yeniden yorumlanmış bir kimliğe dönüşmüyor. İlk uzun çalar olarak teknik açıdan sağlam, ancak temkinli ve kontrollü yapısı nedeniyle risk almaktan kaçınan bir çalışma.

 

Fyrdsman

The Free Man

Mayıs 1, 2026

Self-Released

Atmospheric Black Metal

10/6.5

Inline image


Fyrdsman’ın ikinci albümü “The Free Man”, Tim Shaw’un 1066 sonrası İngiltere mitolojisi ve kişisel sürgün temalarını black metal çerçevesine taşıyor. Ancak asıl mesele, bu anlatının sese nasıl dönüştüğü. Albüm, orta-sert ham black metal çizgisinde; tremolo gitarlar ve soğuk lineer yapılar teknik gösterişten çok atmosferi öne çıkarıyor. Parçalar ani değişimler yerine tekrar eden motifler ve uzun gerilim hatlarıyla ilerliyor.

Ian Finley’nin davulları kontrollü bir iskelet kuruyor; blast bölümleri ile daha ağır, yürüyen tempolar arasında geçişler yaparak anlatının tarihsel ağırlığını destekliyor. Vokaller, net bir anlatımdan çok miks içinde kaybolan bir doku gibi işlenmiş. Prodüksiyon bilinçli şekilde kirli ve karanlık bir estetik seçiyor. Ancak bu yaklaşım, güçlü riff kimliği yoksa atmosferin tür kalabalığı içinde erimesi riskini taşıyor. Yine de çalışma, net bir konsept ve tür hakimiyetiyle dikkat çekiyor; etkisi kompozisyon gücüne bağlı.

Aspen Sanctum

To Withhold the Need to Conquer

Ağustos 07, 2026

Self-Released / Fiadh Productions

Midwest Black Metal

10/07

Inline image

Aspen Sanctum’un ilk albümü, black metalin sertliğini Midwest kaynaklı duygusal genişlik ve post-hardcore etkileriyle birleştirerek tek bir estetikte eritmeye çalışıyor. “To Withhold the Need to Conquer”, sadece saldırganlık değil, aynı zamanda boşluk ve atmosfer üzerinden de çalışan bir yapı kuruyor. Riff’ler sürekli hareket halinde; tremolo yoğunluğu yerine açılıp genişleyen akor yapıları öne çıkıyor. Vokal performansı klasik black metal çığlığına yakın olsa da miks içinde bir katman gibi davranıyor ve ön plana çıkmaktan çok bütünün parçası olmayı tercih ediyor.

Prodüksiyonun temizliği, albümün atmosferik yönünü güçlendirirken zaman zaman ham enerjiyi törpülüyor. Yine de “The Plains Grow From the Hide” ve “Ancient Sentience” gibi bölümlerde grup, melodi ile saldırganlık arasında daha ikna edici bir denge kurmayı başarıyor.

Genel olarak, Aspen Sanctum iddialı ama tam olarak kristalleşmemiş bir ilk albüm sunuyor; kapsam olarak geniş, etki gücü zaman zaman kontrollü kalan, ancak bölgesel dokular ve ölçülü yoğunluk üzerinden kendine özgü bir atmosferik black metal kimliğine doğru net biçimde işaret eden bir çıkış.


Ill Tidings

Seeds of True Rebirth

Haziran 26, 2026

Vendetta Records

Black Metal

Avusturya

10/07

Inline image

Ill Tidings’in üçüncü albümü "Seeds of True Rebirth", grubun melodik black metal yaklaşımını kökten değiştirmekten ziyade genişletme yönünde bir adım. Albümün merkezinde katmanlı gitar yapıları yer alıyor; tremolo melodiler daha geniş akor dokularıyla üst üste binerek soğuk ama yoğun bir atmosfer kuruyor. Prodüksiyon bilinçli olarak pürüzlü tutulmuş olsa da önceki işlere göre daha dengeli bir miks duyuluyor; özellikle davulların daha öne çıkan karakteri, sisli yapının içinde yön duygusu sağlıyor. Vokaller teatral bir abartıdan uzak, daha sert ve kontrollü bir ifade tercih ediyor. Albümün en güçlü anları, tekrar eden riff döngülerinin ritüelistik bir etki yarattığı, yavaş ilerleyen bölümlerde ortaya çıkıyor. Buna karşın türün alışıldık melodik black metal kalıplarına yer yer fazla yaslanması, bazı parçaların birbirine karışmasına neden oluyor. Kıyameti bir olaydan çok bir süregiden durum gibi ele alan yapı, dramatik keskinliği her zaman koruyamıyor. Yine de atmosferi genişletme ve ölçek büyütme niyeti net biçimde hissediliyor, her fikir tam anlamıyla olgunlaşmasa bile.

Ristridi

Ride The Storm

Ağustos 21, 2026

Self-Released

Power Metal

Germany

10/07

Inline image

Ride The Storm, Ristridi’nin klasik power metal yaklaşımını dramatik anlatıyla birleştirirken hem güçlü hem de zaman zaman dağınık bir yapı kuruyor. Gitarlar Demons & Wizards ve Blind Guardian çizgisinde, yer yer senfonik açılımlara kayan riflerle ilerliyor ancak bu genişlik her parçada aynı etkiyi üretmiyor. Clean vokaller ile Alex Meyer’in agresif harsh vokalleri arasındaki karşıtlık orta tempolarda gerilim yaratırken bazı geçişlerde formül hissi bırakıyor. Prodüksiyon genel olarak net ve parlak olsa da alt frekanslarda zaman zaman inceliyor. Anti’nin hikâye odaklı lirikleri parçaları fabl benzeri bir çerçeveye oturtuyor fakat müzikal akış bu anlatıyı her zaman taşıyamıyor. Albüm, güçlü anlar barındıran fakat bütünlükte dalgalanan, iddialı ama tam oturmamış bir çalışma.

Chullachaqui

Epiphanic Perdition

Haziran 5, 2026

Self-Released

Post-metal, sludge metal, doom metal

10/7.5

Inline image

Chullachaqui’nin ilk albümü, post-metal, sludge ve doom metal arasında dolaşan geniş bir alanı sahiplenmeye çalışırken türler arası geçişleri gösterişten çok atmosfer inşası için kullanıyor. “Epiphanic Perdition”ın en dikkat çekici tarafı, riff merkezli bir saldırganlıktan ziyade ağırlığı yavaş birikim ve gerilim üzerinden kurması. Gitar tonları kalın ve boğucu bir karakter taşırken, uzun süre havada asılı kalan drone dokuları parçaların yalnızca sertlik üzerinden değil, hacim ve boşluk hissi üzerinden de ilerlemesini sağlıyor. Vokaller ise anlatıyı öne çıkarmaktan çok müziğin içine gömülerek genel karamsarlığı derinleştiriyor.

Albümün en güçlü yönü, farklı etkileri tek bir kimlik altında toplama konusundaki sabrı. Buna karşın bazı bölümlerde progresif eğilimlerin ve uzatılmış yapıların dramatik etkiyi artırmak yerine odağı dağıttığı hissediliyor. Özellikle tempo değişimlerinin yoğunlaştığı anlarda besteler her zaman aynı ikna edicilik seviyesini koruyamıyor. Prodüksiyonun sıcak fakat kirli yaklaşımı sludge ve doom tarafını güçlendirirken, zaman zaman daha keskin bir dinamik kontrast ihtiyacı da hissediliyor.

Yine de “Epiphanic Perdition”, kişisel bir yan proje olmanın ötesine geçerek kendi estetik alanını yaratmayı başarıyor. Kusursuz bir çıkış değil; ancak atmosfer kurma becerisi, ağır riff yazımı ve karanlık ruh haliyle dikkat çeken, yer yer dağınık olsa da umut veren bir ilk albüm.

Drunemeton

Dweller Of Carcosa

Haziran 8, 2026

Self-Released

Epic Blackened Heathen Metal

Inline image


Drunemeton’un Dweller Of Carcosa albümü, pagan metal, melodik death metal ve black metal etkilerini bir araya getiren çok sayıda referansa yaslansa da asıl gücünü nostalji üretmekten çok atmosfer kurmaktan alıyor. Albüm boyunca öne çıkan unsur, sertlik ile epik melodi arasındaki denge; tremolo ağırlıklı riflerin ve melodik gitar katmanlarının yarattığı karanlık doku, materyale sürekli bir hareket hissi kazandırıyor. Vokallerin black metal kökenli sertliği ise melodik düzenlemelerin fazla romantikleşmesini engelleyerek müziği daha sağlam bir zeminde tutuyor.

Bununla birlikte albümün yaklaşımı zaman zaman fazlasıyla tanıdık geliyor. Eski Avrupa pagan ve epik metal sahnesine yapılan göndermeler etkileyici olsa da bazı bölümlerde özgün bir kimlikten çok türün yerleşik kalıplarına bağlı kalındığı hissediliyor. Yine de prodüksiyonun aşırı steril olmaması, müziğin yeraltı karakterini korumasına yardımcı oluyor; özellikle orta tempolu pasajlarda yaratılan melankolik atmosfer, albümün en güçlü taraflarından biri.

Kapak seçimleri de grubun estetik yönelimini doğrulayan bir ayrıntı olarak işliyor; ancak albümün esas başarısı alıntılarında değil, dramatik ve mitolojik tonunu parçaların geneline yayabilmesinde yatıyor. Kusursuz ya da devrimci bir çalışma değil, fakat epik ve karanlık metal geleneklerini samimiyetle sahiplenen, zaman zaman tahmin edilebilir olsa da dikkat çekici bir albüm.


OZAN