Inline image

Avustralya/Adelaide çıkışlı ekip SUNDOWNER ücüncü tam zamanlı albümü “Cesspool”u sevenleriyle arasına uzun seneler koymadan iki yıllık bir aranin ardından yayınladı. Grup son albümüyle 2021 tarihli “Guns, Knives and Tyre Irons” ile kurduğu kirli sludge metal çizgisini daha aşındırıcı bir noktaya taşıyor. 2024’te yayımlanan “Lysergic Ritual” sonrasında gelen albümün bir diğer dikkar çeken yani, grubun Melbourne merkezli Disdain Records etiketiyle yayımladığı ilk çalışma olması. On parçadan oluşan bu yeni kayıt boyunca blues’un çarpık melodik karakteri, ağır sludge riffleri ve hardcore punk’ın ani hızlanmaları aynı bestecilik anlayışı içinde buluşuyor. SUNDOWNER’ın beslendiği 1990’lar New Orleans sludge geleneği belirginliğini korurken, müziğin karakterini yalnızca bu mirasla açıklamak mümkün değil.

Açılıştaki ‘The Deep’, gitarın akort sesleri ve uzun, ağır rifflerle dinleyiciyi doğrudan grubun dünyasına çekiyor. Davullar gitarın ritmik boşluklarını doldururken pürüzlü vokaller, blues’un geleneksel duygusallığından çok çürümüş ve öfkeli bir ifade biçimini benimsiyor. Parçanın ilerleyen bölümünde ritmin hızlanması, ardından yeniden ağırlaşması, SUNDOWNER’ın tempo değişimlerini yalnızca hareketlilik yaratmak için kullanmadığını gösteriyor. Rifflerin taşıdığı baskı, ritmik yaklaşım değiştiğinde de korunuyor. Hemen ardından gelen ‘Golden Skinned Gods’ ise gitarın daha belirgin bir ritmik salınım kazandığı, vokallerin zaman zaman daha derin bir karaktere büründüğü ve son bölümde hızlanan yapısıyla açılışın ivmesini sürdürüyor. İki parçanın birbirine neredeyse kesintisiz bağlanması da albümün akışını destekliyor.

SUNDOWNER’ın müziğinde teknik karmaşıklıktan ziyade rifflerin fiziksel etkisine ve ritim duygusuna öncelik veriliyor. Bu yaklaşım, ‘Grave Wax’ta tekrarlanan gitar motifinin parçanın tamamını taşımasıyla açıkça duyuluyor. Gitarın merkezde kaldığı düzenlemede davullar ve vokaller, ana motifi gölgede bırakmak yerine onun ağırlığını artırıyor. Üstelik bu tekrar, tekdüzelik yaratmak yerine parçanın akılda kalıcılığını güçlendiriyor. Sertliğin altında hissedilen keder ve umutsuzluk da müziği salt saldırganlıktan uzaklaştırıyor. Burada önemli olan, riffin ne kadar karmaşık olduğu değil, tekrarlandıkça nasıl bir duygusal ağırlık kazandığı.

Inline image

‘Intoxication Blues’, albümün blues temelli yaklaşımını en açık biçimde ortaya koyan parçalardan biri. Ağır ilerleyen gitarlar, belirgin ritmik salınım ve vokallerin ön plana çıkmasına izin veren düzenleme, enstrümanların sürekli daha yüksek bir yoğunluğa ulaşmaya çalışmadığı bir alan yaratıyor. Bu tercih, parçanın duygusal etkisini artırıyor. Distortion ve feedback, müziğin karakterini belirlese de her boşluğun doldurulmaması, rifflerin kendi ağırlığını hissettirmesine imkân tanıyor. Parçanın sonundaki çığlık da bu kontrollü birikimin doğal bir sonucu olarak işlev görüyor. “Cesspool”un en akılda kalıcı anları, grubun sertliği sürekli artırmak yerine ne zaman geri çekileceğini bildiği bölümlerde ortaya çıkıyor.

‘Bleach Sniffer’ ise davulları daha belirgin bir konuma yerleştiriyor. Başlangıçta görece sade gitar ritimleri üzerine kurulan parça, değişen tempolar boyunca vokal ve perküsyonun etkileşimiyle gelişiyor. Ortalara doğru gitarların da daha yoğun biçimde devreye girmesiyle müzikal gerilim artarken, sonraki bölümde beliren gitar solosu parçanın ham karakteriyle uyumlu bir taşkınlık yaratıyor. Buradaki geçişler, hardcore punk’ın ani enerji patlamalarını sludge metalin ağır yürüyüşüne ekliyor. Hızlanma, yalnızca kısa süreli bir hareketlilik değil; öncesinde kurulan ağırlığın algılanışını değiştiren bir unsur.

‘7 Shades of Shit’ ve ‘Unwilling Subjects’ üzerinde de benzer bir bestecilik anlayışı etkili. İlk parçada daha pes bir karakter kazanan gitarlar, aksak ritmik vurgular ve ağırlaşan tempo, müziğin fiziksel etkisini öne çıkarıyor. Ardından gelen ani hızlanma ise parçanın genel yapısını dağıtmadan ona yeni bir ivme kazandırıyor. ‘Unwilling Subjects’ta ritmik hareketlilik daha belirgin bir rol üstleniyor. Gitar ve davulların sürekli değişen vurguları, parçayı kolayca dağılabilecek bir noktaya taşısa da vokallerin ritmik merkez oluşturması bütünlüğü koruyor. Bu yaklaşım, albümün en önemli özelliklerinden birini açığa çıkarıyor: SUNDOWNER, groove'u yalnızca ağır rifflerin doğal sonucu olarak görmüyor; onu bestelerin yönünü değiştiren, dinleyicinin beklentisini bozan ve müziğin ilerleyişini belirleyen bir araç olarak kullanıyor.

İki dakikadan kısa süren ‘Complete and Utter Ruin’, bu anlayışın daha doğrudan bir örneği. Ham gitar tonu, çiğ vokaller ve kısa süreli enstrümantal patlamalar, parçanın gereksiz yere uzatılmadan tamamlanmasını sağlıyor. Buna karşılık ‘Water Torture’, tekrarlanan riffler ve başlangıçta daha istikrarlı görünen ritmik yapı üzerinden ilerleyip yaklaşık ortalarında belirgin bir hızlanmaya yöneliyor. Önceki parçaların ani geçişleriyle birlikte düşünüldüğünde bu değişim, albümün dinamiklerinin tek bir tempo anlayışına bağlı olmadığını gösteriyor. SUNDOWNER kimi zaman riffi uzatarak, kimi zaman parçayı kısa keserek, kimi zaman da ritmin yönünü aniden değiştirerek benzer bir sertliği farklı biçimlerde kurabiliyor.

Albümün kapanışını üstlenen ‘Pond Scum’, bu çeşitliliği daha dengeli bir yapıda bir araya getiriyor. Tempodaki değişimler, ağır gitarların sürekliliği ve vokallerin sert karakteri parçaya tutarlı bir yön kazandırıyor. Sözlerdeki toplumsal duyarsızlığa ilişkin eleştirel yaklaşım da albümün genelindeki karamsar bakışla örtüşüyor. “Cesspool”un dünyasında öfke, yalnızca yüksek ses veya agresif vokal üzerinden ifade edilmiyor; tekrar eden rifflerin yarattığı sıkışmışlık, ritmik salınımın huzursuzluğu ve müziğin zaman zaman aniden hızlanması da bu ruh hâlinin parçaları.

Prodüksiyon tercihi, albümün müzikal kimliğini destekleyen bir başka unsur. “Lysergic Ritual” üzerinde de çalışan Jason Fuller ve Dav Byrne ile yeniden bir araya gelen grup, miks ve mastering aşamalarında daha sert ve aşındırıcı bir ses hedefliyor. Gitarların kalın tonu, feedback kullanımı ve ritim bölümünün ağırlığı bu tercihin sonuçlarını ortaya koyuyor. Bununla birlikte albümün etkisi yalnızca distortion miktarına dayanmıyor. Enstrümanların birbirine alan bıraktığı anlar, tempodaki ani değişimler ve rifflerin taşıdığı blues kökenli salınım, müziğin ayrıntılarını duyulur kılıyor. Prodüksiyonun kirli karakteri, bestecilikteki ritmik kontrolün önüne geçmiyor.

EYEHATEGOD, IRON MONKEY, BUZZOV-EN ve WEEDEATER gibi gruplarla ilişkilendirilebilecek 1990’lar sludge geleneği, “Cesspool”un müzikal arka planını anlamak açısından önemli. Ancak SUNDOWNER’ın bu gelenekten yararlanma biçimi, yalnızca geçmişin sesini yeniden üretmekten ibaret değil. Blues temelli rifflerin hardcore punk kaynaklı hızlanmalarla kesişmesi, grubun müziğine belirgin bir hareket kazandırıyor. Teknik gösterişten kaçınan bu yaklaşımın zaman zaman benzer riff mantıklarına yaslanması, albümün bazı bölümlerinde çeşitlilik hissini sınırlayabilir. Yine de ritmik değişimler, gitar tonunun karakteri ve vokallerin farklı yoğunluklarda kullanılması, parçaların birbirinden ayrılmasını sağlıyor.

“Cesspool”, sludge metalin kirli ve ağır karakterini korurken groove, blues ve hatta hardcore punk unsurlarını besteciliğin merkezinde tutan niş bir albüm. SUNDOWNER’ın asıl başarısı, sertliği sürekli artırmaya çalışmak yerine rifflerin ritmik ve duygusal etkisini farklı biçimlerde kullanabilmesinde. Bu nedenle albüm, yalnızca düşük akortlu gitarlar ve yıpratıcı harsh vokaller arayanlara değil, bu unsurların nasıl bir araya getirildiğine önem veren dinleyicilere de hitap ediyor. Albüm türün yerleşik estetiğini kökten değiştirmiyor; fakat onu canlı tutan ritmik sezgiyi ve blues kökenli ifade gücünü kaybetmeden kendi karakterini belirginleştiriyor. Bu sebeple “Cesspool” hem yeni yönelimler arayan hem de sludge metalin geleneksel üslubunu günümüz jargonuyla ifa edilisini sevenler için özel bir eser olma özelliğini taşıyor.

Inline image

https://sundownersludge.bandcamp.com 
https://instagram.com/sundownersludge 
https://facebook.com/sundownersludge

https://www.disdain-records.com
https://www.facebook.com/Disdainrecords
https://www.instagram.com/disdainrecords666