Album Review
SARASTUS - Agony Eternal
Dominance of Darkness Records
Black Metal
8.5/10
SARASTUS'un üçüncü albümü Agony Eternal, geleneksel black metalin donuk kabuğunda bir çatlak açıyor; içinden sızan ışığın taşıdığı yankı, zamanla iç içe geçmiş varoluş sancısının mücadelesini aktarıyor. 2014'te Dusk'ın tek kişilik projesi olarak başlayan yolculuk, bugün Galgenvot'un teatral acımasızlığı ve Anzillu'nun makineleşmiş öfkesiyle üç başlı bir canavara dönüşmüş durumda.
Bu canavarın en büyük gücü, sesini bastıran teknik incelikler ya da yıkıcılık değil; duygunun, karanlığın ve kaosun profesyonel bir dokunuşla örülmüş kompozisyonlarla harmanlanmasında yatıyor. Agony Eternal, türün sınırlarında gezinen ama asla sapmayan; melodikliğiyle baştan çıkaran ama özündeki trve black metal tavrını hatırlatan bir albüm.
Albümün açılış şarkısı “Gravelust”, bir ritüelin girişindeki resitatif partisi gibi. Gitarlar ilk andan itibaren kulak zarına saldırırken, Galgenvot'un sesi herhangi bir “vokal tarzı” ile karşılaştırılamayacak kadar karmaşık: Yer yer bir çığlık değil de, insanın içinde verdiği savaş gibi duyuluyor. Yarattığı yıkım etkisi hesaplanamaz bir savaş gibi. Şarkı boyunca ritim gitarın kirli tonları, lead partilerle diyalog hâlinde ilerliyor. Zemini parçalayarak yeryüzüne çıkan melodiler, her seferinde farklı ve güçlü bir etki yaratmayı başarıyor. Ve işte SARASTUS'un büyüsü burada başlıyor: Temiz bir prodüksiyon sunmadan da yoğunluk, düzen ve hatta güzellik aktarabiliyorlar.
Albüm boyunca vokallerin belirleyici bir karaktere sahip olduğu açık. Galgenvot'un ifadesinde yalnızca hiddet değil; acının ritüelistik, neredeyse törensel bir hâli var. “Towards Eternity” gibi parçalarda bu törensellik daha da belirginleşiyor. Şarkı, temposunu görece yavaşlatarak dinleyiciyi şiddetin yanında sabırla da sınamaya başlıyor. Lead gitarın yalın melodisi, parça boyunca adeta sürükleniyor; bu, ilk dinlemede bir başıboşluk hissi verse de aslında bilinçli bir dağılma hâli. Bir tür çözülme.
Ve sonra “Where Cruelty Never Ends”. İçerdiği duygu yoğunluğuyla albümün kırılma noktası oluyor. Mayıs 2022'de kaybettiğimiz Trevor Strnad'ın konuk vokalleri, şarkıya yoğun ve güçlü bir etki katarken; bu bölümdeki teatral ton, SARASTUS'un dramatik anlatım gücünün doruğa çıktığı anlardan biri. Parçanın barındırdığı hüzün, günümüzde sıkça karşımıza çıkan plastik sound yorgunluğunu yırtıp atıyor ve varoluşun zorunlu bir parçası gibi hissediliyor. Vokal katmanlarının çatışması bir iç hesaplaşmanın tezahürü gibi; parça, bu sayede dinleyiciyi kendi gerçekliğine sıkıca çekiyor.
“No Horizon” ve “Metamorphosis”, bu hesaplaşmanın farklı yüzlerini sunuyor. İlki, melodik yapısıyla sükûnetli bir çöküş hissi verirken; ikincisi daha hızlı, daha kaotik ama hiçbir zaman kontrolsüz değil. SARASTUS'un en büyük meziyetlerinden biri de burada yatıyor: Dinleyiciyi yerle bir ederken bile yapının bütünlüğünü korumak. Agony Eternal’ın tekdüze olmaktan uzak yapısı, bu denge sayesinde inşa edilmiş. Özellikle “From Pride, to Shame, to Misery”, bu bütünlüğün en rafine hâllerinden biri. Gitarın tremolo geçişleri, vokallerin çok katmanlı yapısı ve gotik nüanslar, şarkıyı neredeyse bir black metal kantatına dönüştürüyor.
Albüme adını veren “Agony Eternal” ise şaşırtıcı biçimde en “akılda kalıcı” parçalardan biri. Melodik yapısı itibarıyla, klasik tabirle “catchy” bir parça. SARASTUS burada hem türsel sadakatini sürdürüyor hem de bu sadakati boğucu bir nostaljiye dönüştürmeden güncel bir biçime büründürüyor. Eski Dissection dokunuşları, Sargeist’e özgü bulanıklık ve Gaerea tarzı post-black metal esintileri, albüm boyunca hep gölgede kalıyor ama yoklukları da hissedilmiyor.
Prodüksiyon tarafında ise bilinçli bir “hamlık” söz konusu. Dengesiz mikste geri planda kalan davullar, zaman zaman seçilmesi zorlaşan gitarlar ve öne çıkan vokaller; albümün estetik tercihi. Bu tercihle SARASTUS, black metalin sterilize edilmeyen tarafına, yani onu hâlâ yaşayan ve nefes alan bir varlık gibi hissedebildiğimiz tarafına dokunuyor. Bu da onları yalnızca nostaljiyle iş gören birçok grubun önüne geçiriyor.
Kapanış parçası “1644”, tarihsel bir gönderme taşısa da müzikal olarak tamamen bugünün meselesi: var olma arzusu ile yok olma mecburiyeti arasındaki gerilim. SARASTUS'un Agony Eternal ile sunduğu şey, bir black metal albümünden fazlası: çözülüp dağılan zamanı yeniden yakalama arzusu, aklı kaydıran ama kalbi tetikte tutan bir melankoli ve her şeyin üzerinde yankılanan tek bir soru: Eğer bu acı sonsuzsa, neden bu kadar güzel tınlıyor?

