ALBUM REVIEW
HOLLOW BONE – Onar
Atmosfer güçlü, besteler gelişimden yoksun kalıyor.

HOLLOW BONE’un Milano’da şekillenmiş bir Experimental Post-Metal grubu. Ekibin müzikal yaklaşımı, post-metal’i elektronik dokular, downtempo ritimler ve deneysel düzenlemelerle bir araya getiriyor. İkinci stüdyo albümü "Onar", adını Yunancada rüya veya görü anlamına gelen sözcükten alıyor. Albümdeki yedi parçanın her birinin bir rüyadan hareketle oluşturulması, müziğin neden geleneksel şarkı yazımından uzak durduğunu anlamak açısından önemli bir ip ucu. Burada anlatılmak istenenleri sözcüklerle açıklamak yerine sesin kendi çağrışımlarına bırakmak tercih edilmiş. Vokallerin anlam taşıyan bir anlatım aracından çok enstrümantasyonun parçası olarak kullanılması da bu yaklaşımın temelini oluşturuyor.
'Amigdala' ile açılan albüm, drone sesleri, ambient katmanlar ve geniş aralıklı gitar akorları eşliğinde yavaşça şekilleniyor. Fısıltıya yaklaşan vokaller, parçanın karanlık atmosferine törensel bir nitelik katarken davullar ritmi belirginleştirmekten çok müziğin hareketini yönlendiriyor. Zamanla belirginleşen grunge etkili gitarlar, bu ağırbaşlı yapıya daha fiziksel bir ağırlık kazandırıyor. HOLLOW BONE'un dinamikleri bir anda yükseltmek yerine sesleri birbirine ekleyerek yoğunluk oluşturması, açılış parçasının en başarılı taraflarından biri. 'Innocence' benzer bir çizgide ilerliyor; tribal davullar, belirsiz vokal dokuları ve uzay hissi yaratan synthesizer sesleri, parçanın sınırlarını bilinçli biçimde bulanıklaştırıyor. Ancak melodilerin genişliği ve ritmik hareketin sınırlılığı, atmosferin zaman zaman müzikal gelişimin önüne geçmesine de neden oluyor.
HOLLOW BONE'un yaklaşımında TOOL'un ritmik ve atmosferik anlayışını hatırlatan unsurlar bulunuyor. Özellikle davulların parçalar içindeki değişimleri yönlendirme biçimi bu yakınlığı hissettiriyor. Bununla birlikte, söz konusu benzerlik TOOL'un karmaşık ritmik örgülerine veya yoğun dinamik karşıtlıklarına ulaşmıyor. HOLLOW BONE daha çok yavaş gelişen dokulara, tekrarların yarattığı hipnotik etkiye ve gitarların açtığı geniş ses alanlarına güveniyor. Bu tercih, grubun kendi estetik alanını kurmasına yardımcı olsa da bestelerin ilerleyişi açısından bazı sınırlamalar getiriyor.
'Meltdown' ve 'Oceti', bu sınırlamaların daha belirgin hâle geldiği parçalar. Davulların farklı vurguları ve ambient efektler müziğin durağanlaşmasını önlemeye çalışırken tekrarlanan bölümler zaman zaman yeni bir gelişme yaratmadan uzuyor. Özellikle 'Oceti'de yoğunlaşan alt-orta frekanslar, gitarların ve diğer ses katmanlarının daha dolgun bir bütün oluşturmasını sağlıyor. Ne var ki seslerin fiziksel yoğunluğu, bestecilik açısından aynı ölçüde güçlü bir karşılık bulmuyor. Parçaların kendi içlerinde değişim göstermesi, bu değişimlerin her zaman ikna edici bir doruk noktasına ulaşmasını sağlamıyor. Daha belirgin dinamik kırılmalar ve kademeli yükselişlerin daha dikkatli kullanılması, mevcut fikirlerin etkisini artırabilirdi.
Albümün ikinci yarısında ise yaklaşımın farklı bir boyutu ortaya çıkıyor. 'Presence Of Eagles', 'Shasta' ve 'Wounded Knee', önceki parçalara kıyasla daha geniş dinamik aralıklar içinde hareket ediyor. Bu genişlik, sürekli yükselen bir ses duvarı oluşturmak yerine sessizliğe ve sesler arasındaki boşluklara daha fazla alan açıyor. Özellikle 'Shasta', albümün genelindeki sakinliği zaman zaman daha huzursuz bir ifadeye dönüştürüyor. Parçanın yoğunluğu yalnızca ses seviyesinden değil, genişleyen dinamik alanla birlikte oluşan baskı hissinden kaynaklanıyor. Bu değişim, HOLLOW BONE'un yavaş tempolu yapılarının farklı duygusal sonuçlar üretebildiğini gösteriyor.
Albümün kavramsal çerçevesi de burada önem kazanıyor. HOLLOW BONE adı, Lakota geleneğinde şaman Frank Fools Crow ile ilişkilendirilen ve kişinin bir kaynak olmaktan ziyade deneyimlerin içinden geçebileceği bir kanala dönüşmesini ifade eden hollow bone kavramına dayanıyor. Grubun bu düşünceyle kurduğu ilişki, müziğin anlatısız vokal kullanımında ve doğrudan açıklama yapmaktan kaçınan yapısında karşılık buluyor. Carlo Garof'un Lakota kültürüyle ilgili müzikal yaklaşımını açıklarken sessizliği özellikle vurgulaması da bu çerçeveyi anlamlandırıyor. Bununla birlikte, böyle bir kültürel referansın kullanılması kendi başına sanatsal derinlik garantisi değil. Burada belirleyici olan, kavramın müziğin biçimine ne ölçüde yansıdığı. "Onar", sözcükleri geri plana çekerek dinleyiciye yorum alanı açıyor; fakat bu açıklık, her parçanın aynı ölçüde anlamlı bir gelişim sunduğu anlamına gelmiyor.
Bu açıdan kapanış parçası 'Wounded Knee', albümün en dikkat çekici tercihlerinden biri. 1890'daki Wounded Knee Katliamı'na doğrudan bir şarkıyla karşılık veremeyeceğini, bunun yerine katliamın ardından gelen sessizliği düşleyebildiğini belirten Garof'un yaklaşımı, parçanın konumunu daha anlamlı kılıyor. Albümün en kısa ve en sakin bölümü olan bu kapanış, etkisini büyük bir final yaratmaya çalışmamasından alıyor. Sessizliğe yaklaşan dinamikler, müziğin önceki bölümlerinde kurulan geniş ses alanını farklı bir anlamla tamamlıyor. Bu tercih, kavramsal yaklaşımın yalnızca albüme eşlik eden bir açıklama olarak kalmadığı, bestecilik kararlarına da yansıdığı nadir anlardan birini oluşturuyor.
"Onar"ın prodüksiyonu, parçalar arasındaki dinamik farklılıkları koruması ve sesleri tek bir seviyede sabitlememesi bakımından bu anlayışı destekliyor. Albümün kimi bölümlerinde yoğunlaşan alt frekanslar, geniş gitar akorları ve ambient dokular, müziğin ayrıntıdan çok mekân ve ağırlık hissi üzerinden algılanmasını sağlıyor. Ancak bu ses dünyasının sürekli benzer bir yoğunlukta kalması, atmosferin zaman zaman kendi içine kapanmasına yol açıyor. Yedi parçanın birbirine bağlanarak kesintisiz bir dinleme deneyimi oluşturacak şekilde tasarlanması, albümün bütünlüğünü güçlendirirken tek tek parçaların bağımsız etkisini de sınırlıyor. Bu nedenle "Onar", rastgele bir parçayla tanışıldığında kendini bütünüyle açmayan, bütün olarak ele alındığında daha anlamlı hâle gelen bir çalışma.
HOLLOW BONE, post-metal'in yenilikçi yaklaşımını, ağır ritimlerini ve uzun süreli atmosferik gelişimini elektronik ve deneysel dokularla birleştirerek kendine özgü bir alan oluşturuyor. Albümün kültürel ve kavramsal çerçevesi, özellikle 'Shasta' ve 'Wounded Knee' üzerinden müzikal tercihlerle ilişki kurduğunda anlam kazanıyor. Buna karşılık, tekrarların her zaman yeni bir gerilim yaratmaması ve bazı parçaların belirgin bir gelişim çizgisi oluşturamaması, bu yaklaşımın etkisini azaltıyor. "Onar", türün alışılmış yoğunluk ve yükseliş beklentilerini karşılamaktan çok, dinleyiciyi sesler arasındaki boşluklara çağırarak dikkati buraya vermeye davet ediyor; bu tercihin sanatsal olarak karşılığının en yoğun hissedilgi ayrıntılar ise sessizliğin bilinçli bir anlatım aracına dönüştüğü anlarda hissediliyor.

https://www.facebook.com/hollowboneofficial

